Emeklilerin geçim isyanı: 80 yaşındayım iş bulsam çalışırım

İktidardan yapılan ‘ekonomi iyiye gidiyor’ sözlerine rağmen emeklilerin geçim sıkıntısı sürüyor. İstanbul’da onlarca emekli geçim sıkıntısı ve barınma sorununa dikkat çekmek için çadır kurdu.

DİSK’e bağlı Devrimci Emekliler Sendikası’nın Okmeydanı’nda gerçekleştirdiği eylemde konuşan 80 yaşındaki bir emeklinin sözleri durumun vahametini gözler önüne serdi.

EMEKLİLERDEN ÇADIRLI EYLEM

DİSK’e bağlı Devrimci Emekliler Sendikası üyeleri, memur ve emekli zam oranını belirleyecek olan Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıklayacağı kasım ve aralık ayı enflasyon verileri öncesi, barınma sorununa ve geçim sıkıntısına dikkat çekmek için Okmeydanı Anadolu Kahvesi Parkı’nda çadır kurarak eylem yaptı.

“TÜİK GERÇEKLERİ AÇIKLA! EKMEĞİMİZLE OYNAMA”

Ellerinde “TÜİK elini cebimizden çek”, “TÜİK gerçekleri açıkla! Ekmeğimizle oynama” yazılı dövizler taşıyan emekliler, “İnsanca yaşamak istiyoruz”, “Emekliyiz, haklıyız, kazanacağız”, “Direne direne kazanacağız” sloganları attı.

Eylemde yapılan açıklamada TÜİK’in enflasyon hesaplamalarında şeffaflık sağlamadığını ve kurumsal sorumluluğu ağır bir biçimde ihlal ettiğinin belirterek, “DİSK Konfederasyonumuzun ‘Veriler açıklansın’ davasını kazanmasına rağmen, mahkeme kararına uymayarak yargı suçu işlemektedir. Üzerine vazife olmamasına rağmen enflasyonu düşük göstererek siyasi bir tutum takınıyor. İktidarın talebine uygun veri oyunuyla emekçinin, emeklinin sofrasındaki ekmeğinin çalınmasına hizmet etmektedir” denildi.

Hazine katkılarının ve resmi enflasyon oranlarının kendileri için hükümsüz olduğunun vurgulandığı açıklamada şunlar yer aldı:

  • “Türkiye’nin emeklileri olarak, Hazine katkılarının, resmi enflasyon oranlarının hükümsüz olduğunu bir kez daha ilan ediyoruz. Emekçiyi, emekliyi yok sayan saray ve rantiye bütçesini reddediyoruz. Geçinemediğimiz, barınamadığımız, kamusal hizmetlere erişemediğimiz bir ülkede yurttaş olmanın getirdiği en temel haklarımızı kullanamadığımız bir ülkede yaşamın direnmek olduğu bir kez daha gün yüzüne çıkmıştır. İşçisiyle, emekçisiyle, emeklisiyle, ‘artık yeter!’ diyoruz. Demokrasinin, hukukun üstünlüğünün hüküm sürdüğü insana yakışır bir yaşam için susmayacağız.”

TALEPLERİNİ TEK TEK SIRALADILAR

Açıklamada emekliler şu taleplerde bulundu:

  1. En düşük emekli maaşı yoksulluk sınırının yarısı kadar olmalı ve kök maaş olarak kabul edilmelidir.
  2. Emekli Sendika yasası çıkartılarak toplu sözleşmeli pazarlık hakkı ile emekliler kendileri ile ilgili kararlarda muhatap alınmalıdır.
  3. Bayram ikramiyeleri adı altında verilen ikramiyeler, yılda 4 kez verilmeli, asgari ücret seviyesinde belirlenmelidir.
  4. Emekli maaşından başka geliri olmayan emekliye kira yardımı yapılmalıdır.
  5. Sağlıkta katkı payı kaldırılmalı, sağlık ücretsiz olmalıdır.
  6. İntibak Yasası çıkartılmalı, emekliler arası eşitsizlikler giderilmeli, zamlarda kök maaş esas alınmalıdır.

MİLLETVEKİLİNE TANIDIĞINIZ OPSİYONU VATANDAŞA DA TANIMAK ZORUNDASINIZ”

Açıklamanın ardından konuşan emekliler içinde bulundukları durumu bir bir anlattı.

Bir yıldır kanser tedavisi gördüğünü ifade eden Necdet Altınok, yetkililere şöyle tepki gösterdi:

  • “10 sene oldu işi bırakalı. İşitme cihazının ben ücretini ödüyorum, milletvekili ödemiyor. Bu ayrımcılık nedir? Anayasa istiyorlar. Neyin anayasasını istiyorsunuz? Her şey elinizde. Milletvekiline tanıdığınız opsiyonu vatandaşa da tanımak zorundasınız. Şu an ben işitme cihazı alacağım. Kara kara düşünüyorum. Çünkü ben bunu cebimden alacağım.”

“80 YAŞINDAYIM İŞ BULSAM ÇALIŞIRIM”

Ülkede tarımın bittiğini fade eden Yücel Gökçek ise “Eskiden köyde tarım vardı. Sonbahara geldiği zaman, ununu, bulgurunu, tereyağını, peynirini hepsini getiriyordu. Kışın da geçiniyordu. Şimdi tarım da hayvancılık da bittiği için insanlar mecbur bir maaşa kaldı. 16-18 bin lirayla geçinilemez” diyerek gelir adaletsizliğine şu ifadelerle isyan etti:

  • “Bir simit 20-25 lira olmuş. Kafede bile bir çay içsen 50 lira. Baktığınız zaman bu kadar yolsuzluklar varken, yine halen iktidar yüzde 30 oy alıyorsa, filozofun dediği gibi ‘her toplum kendi yakışan yönetim ve sistemi seçer, hak ettiği gibi yaşar’ demiş. Eğitim ve sağlık sistemi bitmiş.”

Bir başka emeklinin söyledikleri ise yürekleri burktu. 80 yaşında olduğunu belirten emekli yurttaş, iş bulsa çalışacağını belirterek şunları söyledi:

  • “22-23 bin lira emekli maaşı alıyorum. Geçinemiyorum. Bu aylıkla geçinen diyen var mı? Yok. Ne olacak böyle? 80 yaşındayım iş bulsam çalışırım. Bize göre iş yok.”

“TÜİK DE KENDİNE GELSİN ENFLASYON YÜZDE 100 LERİ GEÇTİ”

DİSK Emekli-Sen Beşiktaş ve Şişli Şube Başkanı Hasan Karakazan ise şu sözleri sarf etti:

  • “Biz bu çadırı niye kurduk? Dolaşıyorum, görüyorum emekliler sokakta, artık kiraları veremiyorlar. Biz de temsilen bu çadırı kurduk ki devlet görsün artık. Bu emeklilere ölsün diyorlar, yazık!. Bir de bizleri yönetiyorlar. Büyük insanlar halkını korur. Bizler Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşıyız. 25-30 sene bu halk çalışınca iyiydi, maaşlarını, aidatlarını kesiyorlardı. Vergilerini kesiyorlardı da şimdi emekli olunca kötü mü oldu. Kardeşim benim paramı bana veriyorsunuz.
  • Benden 30 sene önce kestiğiniz parayı veriyorsunuz. Avrupa’da emekli ikinci bir iş yapmıyor ama Türkiye’de maalesef emekliler 16 bin 500 liraya mahkum ediliyor. 20-25 liradan aşağıya kira yok. Bunları görsünler artık. Bu halk, bu emekliler onları yıkacak. 16 milyon emekli var. Unutmasınlar bu emeklileri.
  • TÜİK de kendine gelsin. Enflasyon yüzde 100 leri geçti. Ben et alamıyorum. Kasabı, manavı, pazarı unutuyoruz. Akşamları pazara gidiyoruz ki, pazarcılar akşamdan kalanları indirirler de o zaman alırsın diye. Bu emeklileri artık utanacak duruma düşürdüler ama biz utanmıyoruz. Gururla yaşıyoruz, yaşayacağız. İnatla direneceğiz, kazanacağız. Onları da oradan yıkacağız.”